Tasarım, sadece göze hitap eden bir estetik arayışı değil, aynı zamanda fonksiyonel bütünlüğü sağlama sanatıdır. Modern mimaride zemin, artık sadece üzerine basılan bir yüzey değil; mekanın kimliğini belirleyen en güçlü enstrümanlardan biri haline geldi.
SIOS olarak inanıyoruz ki; doğru zemin seçimi, projenin teknik temelini oluştururken tasarımcının vizyonunu da özgür bırakmalıdır. İşte bu noktada epoksi sistemler, "mimari güç" olarak devreye giriyor.
Mekan Algısını Değiştiren "Derzsiz" (Seamless) Dokunuş Geleneksel kaplamaların aksine epoksi, mekanlarda kesintisiz, monolitik bir yüzey yaratır. Derz aralıklarının olmaması, sadece hijyenik bir avantaj sağlamakla kalmaz; aynı zamanda mekanın daha geniş, daha ferah ve bütünsel algılanmasını sağlar. Işığı yansıtma özelliğiyle (reflective surface), iç mekanlardaki aydınlatma kurgusunu destekler.
Teknik Bir Malzeme, Sanatsal Bir Tuval Mimarlar için epoksi, teknik performansı yüksek bir sanat malzemesidir.
Sınırsız Renk Skalası: Kurumsal kimliğe veya tasarım konseptine birebir uyan RAL kodlarında üretim imkanı.
Doku Çeşitliliği: Mat, yarı mat veya parlak bitişlerle mekana istenen atmosferin verilmesi.
Kimyasal ve Mekanik Direnç: Estetikten ödün vermeden, en yoğun yaya trafiğine bile dayanabilen bir yapı.
Hastanelerden sanat galerilerine, ofislerden modern konutlara kadar; estetik ve fonksiyonelliğin birleştiği her noktada epoksi, mimari çözümlerin stratejik bir parçasıdır.